Etiket Arşivleri: bilgi toplumu

Türk Telekom Anayasal Suç İşliyor

Kategori:Duyurular

Türk Telekom’un MA-0051-03-2014 numaralı sözleşme ile ihale yaptığı ve gözetim donanımları satın aldığı çeşitli basın kuruluşlarında yer aldı. Sözleşmede belirtilen hedefler, yurttaşların anayasal hakları, temel hak ve özgürlükleri, hukukun evrensel ilkelerini çiğniyor.

Sözleşmede satın alınacak donanımın amacı “şebeke üzerinden taşınan trafiğin paket bazında detaylı olarak analiz edilmesi, yatırım plan ve önceliklerinin belirlenmesi, taşınan trafiğin uygulama bazında analiz edilmesi, şebeke kaynaklarının optimum olarak kullanılması, şebeke performansının arttırılması, art niyetli uygulama ve kullanıcıların tespit edilerek önlem alınmasının sağlanması. 5651 Sayılı ‘İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun’ değişiklikleri ile birlikte mevcut kanun gereği olan yükümlülükleri kati suretle yerine getirmektir.” şeklinde ifade edilmekte. Bu amaçla

  • – Sistem aynı İnternet sitesine ait HTTP ve HTTPS protokollerinin ayrımını yapabilecek, ayrım bazlı politika (shaping, drop, marking ve redirection) uygulayabilecektir.
  • – Sistem; WAP, HTTP, MMS, E-Mail, DHCP, FTP, HTTP Browsing, HTTP Streaming, MMS (Microsoft streaming), NNTP, POP3, RTSP, Streaming, SIP, Vonage, MGCP, Messenger (MSN,Yahoo v.s), SMTP, H323, Ultrasurf, Hotspot, TOR, Opera Mini gibi servis tiplerini destekleyecek, analizi, sınıflandırması ve kontrolünü yapacaktır.
  • – Sistem; WhatsApp, Lime, Telegram, CoverMe, Google+, Tango, ICQ, Instant Messaging, Jabber, Open MMS, Skype, Messenger (MSN, Yahoo v.b) gibi mesaj uygulamalarını destekleyecek, analizi, sınıflandırması ve kontrolünü yapacaktır.
  • – Sistem, VPN Tünel Prokollerini (Spotflux, Hotspot VPN, Mobile VPN, Safe Tun VPN, vpn Bitz, ibVPN, SecureLine, Onavo, HMA, VirtualBrowser, BIG VPN, VPN Direct, VPN Express, VPNOneClick, Freedome, TunnelBear, Hotspot Shield, Ultrasurf, TOR, Freegate, Gtunnel, GappProxy, Your Freedom, Hykproxy, Tunnelier, Gpass vb.) analiz edebilecek ve yönetebilecek kabiliyette olacaktır.
  • – Sistem, müşteri DNS sorgusundaki hedef DNS IP adresini farklı bir IP adresi ile değiştirebilecektir (DNS Overwrite özelliği)
  • – Sistem erişim engelleme kararı verilen yayınlarla ilgili olarak alternatif erişim yollarını engelleyici tedbirleri alacaktır.
  • – Sistem erişim engelleme kararı verilen yayınlarla ilgili olarak URL bazlı HTTPS trafiğini engelleyecektir.
  • – Sistemin tüm Multimedia, mesaj sistemleri, P2P, tüm servis ve uygulamaları analiz, izleme yetenekleri de var. Bunların arasında e-posta, ftp, DHCP, Skype, Whatup, Gtalk, MSN, VPN, Tor, Hotspot Shild gibi uygulamalar var.

Yukarıda adı geçen servisler; iletişim, haber alma, bilgiye erişme, örgütlenme gibi temel özgürlüklerimizi kullandığımız araçlardır. Sistem tüm bu servisleri izleyebilecek, dilediği gibi manipüle edebilecek ve engelleyebilecek yeteneğe sahip olacaktır. Böyle bir sistemin temel hak ve özgürlüklerimiz üzerinde bir tehdit olarak durması kabul edilemez.

Haberleşme gizliliği esastır, haberleşmeyi izlemek ancak yeterli nedenlerle mahkeme kararıyla mümkün olabilir. Tüm bu servislerin de esas olarak bir bir telefon konuşmasından farkı yoktur. Son yapılan düzenlemelerle telefon dinlemeleri zorlaştırılmıştır. Aynı korumanın İnternet üzerinden haberleşme için geçerli olması gerekir. Normal posta hizmetlerinde, mektubun iceriğine bakmak nasıl suçsa, e-postanın içeriğine bakılması, pek çok e-posta Web üzerinden gittiği için HTTP ve HTTPS’nin izlenmesi de suçtur. Bu kapsamdaki izleme çabası da anayasal suç, bunu teşvik eden BTK ve uygulayan TT’nin anasayal suç işlemesi anlamına gelmektedir.

Gözetime ek olarak sözleşmede adı geçen DNS Overwrite özelliği ise iletişime sahtekarlık yoluyla müdahaledir. Bu, bir kullanıcının kendi iradesi ve bilgisi dışında, erişmek istediğinin dışında başka bir yere yönlendirilmesidir. Bu da küresel İnternet standartlarının ihlalidir.

İnternet, Türkiye’de hak ettiği değeri bulamıyor. Kanun yapıcılar, düzenleyici aktörler ekonomi, kamu yönetimi, bireysel gelişim, demokrasinin gelişmesi, toplumun bütünleşmesi, toplumsal denetim, saydamlık, katılımcılık gibi faydalarını görmezlikten geliyor. Günlük siyasi çekişmeler için, muhalefeti bastırmak için, sansür için İnternet korkunç bir denetim ve gözetim ağı haline getiriliyor.

AB’ye üye olmak, 10. büyük ekonomi olmak, dünya ile bütünleşmek, turizmde lider ülke olmak, dünya finans merkezi olmak, yabancı yatırımlar çekmek gibi ifadelerle; İnternet’i denetlemek, kontrol altında tutmak, korkunç bir gözetim mekanizması kurmak, “bizim istemedigimiz kuş uçmasın” felsefesiyle problemleri çözmeye uğraşmak, son derece çelişkilidir. Yöneticilerin ve toplum önderlerinin bu durumu görememesi içler acısıdır.

Biz aşağıda imzaları olan Bilişim/Bilgi/iletişim alanında faaliyet gösteren demokratik kitle örgütleri olarak, BTK ve TT’yi açıklama yapmaya ve bu suçtan vazgeçmeye davet ediyoruz.
Bu konularda suç duyurusunda bulunmaktan, AİHM’ye gitmeye kadar her türlü mücadele yöntemini uygulayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Alternatif Bilişim Derneği
Ankara Barosu Bilişim Kurulu
Demokrat Bilgisayar Mühendisleri
Elektrik Mühendisleri Odası
İnternet Teknolojileri Derneği
İnternet Yayıncıları Derneği
Korsan Parti Türkiye Hareketi
Linux Kullanıcıları Derneği
Pardus Kullanıcıları Derneği
Türk Kütüphaneciler Derneği

Türk Telekom Anayasal Suç İşliyor yazısının devamı »

İnternet için Cumhurbaşkanına Çağrı

Kategori:Duyurular

Sayın Cumhurbaşkanım,

Biz aşağıda isimleri bulunan Bilişim/Bilgi/İletişim Sivil Toplum Kuruluşları olarak 5651 sayılı yasa üzerinden yapılmak istenilen İnternet Düzenlemelerinin ülkemizin ekonomik gelişmesi, fikir ve kültür hayatı, siyasal yaşamı ve demokrasimiz için pek çok sakınca içerdiğini düşünüyor; endişelerimizi ve önerilerimizi iletmek için sizinle görüşmek istiyoruz.

İnternet bugün ülkelerin, toplumların, kurumların ve bireysel hayatın doğal bir parçası haline gelmiş, vazgeçilemez bir unsur olmuştur. Modern yaşam İnternetin etrafında yeniden şekillenmeye başlamış, iş şüreçleri ve örgütsel yapılar, iş yapma biçimleri, sosyal hayat internete göre yeniden biçimlenmeye başlamıştır.

İnternet bilgiye erişim ve ifade özgürlüğün en temel aracı haline gelmiştir. Bu Birleşmiş Milletler kararı ile pekiştirilmiştir. Bu nedenle internetin sansürden uzak olması ve özgürlüğü çok önemlidir.

Demokratik ülkelerde İnternete erişimi temel insan hakkı olarak öne çıkmakta ve güvence altına alınması için de Anayasalara girmeye ve geniş bant erişimi evrensel hizmet kapsamında değerlendirilmeye başlamıştır. Bu bakımdan her yurttaşa, ucuz, güvenilir ve güvenli internet erişimi sağlanması önemlidir. Yine aynı şekilde, her yurttaşın, interneti tüm boyutlarıyla hiç bir kısıtlamaya uğramadan kullanabilmesi çok önemlidir.

İnternet bireylerin hayal edemediği yaratıcılıklarını ortaya çıkartmakta, milyonları buluşturmakta, paylaşım ve bilgi ekonomisini tetiklemektedir. Genel olarak İnternet ekosistemi tüm ekonomiye ivme kazandırmaktadır.

Söz konusu tasarı, yönetişim ilkeleri gözardı edilerek, biz STK’ların görüşleri alınmadan, adeta yangından mal kaçırırcasına gündeme geldi ve komisyondan geçti. Bu tasarının Temel Hukuk ilkelerine, Anayasamıza, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, bireysel haklara aykırı olduğunu; ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı, kişisel mahremiyete aykırı, ülkemizin gelişmesine ve henüz yeşerme aşamasında olan İnternet sektörünün gelişmesine ciddi zarar vereceğini düşünüyoruz.

5651 sayılı yasayla ilgili bu değişiklik tasarısının dünya ile bütünleşmek, Avrupa Birliğinin parçası olmak isteyen ülkemizin bu amaçlarına ters bir uygulama olacağı, ülkemizin dünya üzerindeki algısına ciddi zarar vereceği endişesini taşıyoruz.

Bu görüşlerin ışığında İnternet, Bilgi, İletişim ve Bilişime gönül vermiş biz STK’ların endişelerini ve görüşlerimizi zatıalinize sunma isteğimizi bilgi ve müsadenize saygılarımızla arz ederiz.

İnternet Teknolojileri Derneği
TID-Tüm Internet Derneği
Alternatif Bilişim Derneği
LKD-Linux Kullanıcıları Derneği
PKD -Pardus Kullanıcıları Derneği
IYAD-İnternet Yayıncıları Derneği
EDER-E-Ticaret Altyapı Sağlayıcıları Derneği
TiEV -Tüm İnternet Eveleri Derneği
İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu
Ankara Barosu Bilişim Hukuku Kurulu
Korsan Parti Türkiye Hareketi
Türk Kütüphaneciler Derneği

İnternet için Cumhurbaşkanına Çağrı yazısının devamı »

20. Yılında İnternet Bildirgesi

Kategori:Duyurular

ihafta13

Türkiye İnterneti 20. yaşına bitiriyor. Biz, Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları olarak Üniversiteleri, Okulları Öğretmenleri, Ticaret ve Sanayi Odaları, Barolar, kısaca tüm Türkiye olarak bunu kutlamaya çağırıyoruz. Bu 16. internet haftası. Biz 8-21 nisan aralığını, bu 2 haftayı tüm ülkeyi saran bir İnternet Şenliğine, Bilgi Toplumu, e-dönüşüm, e-türkiye ve e-devlet kavramlarının geniş kitlelerle tanıştırıldığı bir İnternet ve Bilişim Fırtınasına döndürmeye çalışıyoruz. Bu süre boyunca, her Türk vatandaşı interneti konuşsun, interneti düşünsün, interneti kullansın ve internet’ten nasıl yararlanabilirim, işimi nasıl geliştiririm, kendimi nasıl geliştirebilirim diye araştırsın istiyoruz.

Dünya, İnternetin başını çektiği değişimin ortaya çıkardığı yeni toplum biçimine, Bilgi Toplumuna doğru geçişin sancılarını yaşıyor. Bilgi toplumu, bilginin bir üretim faktörü olduğu, bilim, teknoloji, ar-ge ve inovasyonun temel zenginlik ve istihdam kaynağı olduğu, bağımsız ve yaratıcı bireyin öne çıktığı bir toplum yapısını işaret ediyor. İnternet Bilgi Toplumunun aracı, tetikleyicisi, taşıyıcısıdır. Bu nedenle tüm dünyada ülkeler bütün vatandaşlarını geniş bir yelpazede internet okuryazarı yapmaya çalışmakta ve internetden yararlanmasının yollarını aramaktadır. Herkesin internete ucuz ve kolayca erişimini sağlamaya, tüm şirketlerin iş süreçlerini internete uyumlu yapmaya, kamu yönetimini internete taşımaya ciddi şekilde koyulmuşlardır.

İnternet, bireyi öne çıkarmanın yanında, geniş kitlelerin iş birliğine, beraber üretimine, deneyim ve bilgi birikimini, kişisel bilgi ve meraklarını paylaşmayı mümkün kılmıştır. İnternet hiç kimsenin tahmin edemediği biçimde gelişmekte, sıradan yurttaşa bunları fazla teknik beceri gerektirmeden, kolay, ucuz ve hızlı yapma ortamı sağlamıştır. 3G gibi mobil teknolojiler, ve gelişen bilişim teknolojileri ise bunu insana her an sürekli olarak sunmaktalar. Dünya yurttaşları da buna olumlu cevap vermişlerdir. Web 2.0 servisleri, özellikle Sosyal Ağlar, wikipedia, Linux ve Açık kaynak dünyası, açık ders malzemeleri, açık erişim, açık donanım, açık kitap, açık patent, açık bilim, açık ilaç geliştirme projeleri bunun örnekleri arasındadır. Geniş kitleler, internete erişim, açıklık, katılım ve refahtan pay istemekteler.

Dünya’da 2.4 milyar internet kullanıcısı, 908 milyon kayıtlı bilgisayar, 246 milyon alan adı, 650 milyon web, trilyon ölçüsünde web sayfası, milyonlar ölçüsünde video ve 200+ milyon civarında kişisel web/blog olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de ise 30-35 milyon civarında kullanıcı, 7 milyon bilgisayar, 333 bin Türkiye içinde, 1.262M Türkiye dışında alan adı var. Halkımızın, %38’si interneti düzenli kullanıyor, İnterneti kullananlar %47.4; %52.8’i ise interneti kullanmıyor, hiç kullanmamış . Evleri   %48’inde internete erişim var, bu kırsal kesimde %28′e düşüyor.. Erkerkler %58 kadınlar %37 internet kullanıyor. Kentlerde oran %57 olan kullanım kırsalda %27′ye düşüyor. Kadınlarda ise oran kentde %46.3 ve kırsalda %16.3. Kırsalda, düzenli internet kullanan kadınların oranı %10.3. Sosyal ağlar ve yurttaş temelli içerik hızla gelişiyor. Facebook’a kayıtlı kullanıcı sayısı 1 milyarı aştı; günde 612 milyon kişi ziyaret ediyor; bir ay içinde mobilden bağlanan sayısı 680 milyon. Twitter’da 500 milyon kullanıcı söz konusu, aktif kullanan 200 milyon; günde 340 milyon tweet ve 1.6Milyar sorgu var. En çok izlenen kişi Lady Gaga/Justen Bieber, 36 milyon civarında. Linkedin 125 milyon civarında. WordPress 64 milyonu aşmış durumda. Facebook’ta 500 bini aşkın uygulama var.   Yurttaş fotoğraflarının toplandığı Flicker’de 6 milyar’ı aşkın foto var. Youtube üzerinden günde 1 milyarı epey aşkın sayıda video izleniyor. Video pazaranın %40′i youtube’ta. Her dakika 30 saatlik video youtube’a yükleniyor. 

İnternet, hic kimsenin tahmin edemediği bir şekilde gelişiyor. Biz arkadan geldiğimiz için işin özünü yakalayamıyoruz. Ama, pek çok kişinin eğlence ortamı olarak algıladığı sosyal ağlar, bir tanıtım, örgütlenme, eğitim, pazarlama ve haberleşme, buluşma ortamı olmuştur. Hiç bir büyük kurum, devlet, firma, proje buralarda olmama lüksüne sahip değildir. Artık kurumların sosyal ağdaki temsilcisi, kurumun en yetenekli elamanlarından biri olmak zorunda; hem kurumu, hem iletişimi, haklka ilişkileri, reklamı hem de internet iyi bilmek zorunda. Bloglar, kurumlar için bile, hem politikaları açıklama, hem kamuoyuna hesab verme, hem de kendini anlatma ortamı olmaktadır. İnternet, bilgiye dayalı, geniş kitlelerin katılımı ile hayata geçen yeni bir toplum biçiminin nüvesini taşıyor, ortam ve araçlarını sunuyor.

Ülkemizdeki gelişmeler dağınık, çelişkili, ve mehter yürüyüşünü hatırlatıyor. Ülkemizin 2006-2010′u kapsayan, bir Bilgi Toplumu stratejisi ve eylem planı vardı; eylemlerin çoğu yapılmadı ve işin daha ilginci toplum böyle bir stratejinin varlığının farkında değildi. Şu anda yenisi katılımcı bir şekilde yapılma sürecinde. Geçikmiş ama olumlu bir süreç. Kamu’da, profesyoneller arasında, üniversitelerde, okullarda, büyük şirketlerde yaygın internet kullanımı var. E-devlet, finans, sağlık, medya gibi başarılı sektörlerimiz var. Ama KOBİ’lerde, tarım sektöründe, kırsal kesimde, dar gelirli kesimlerde gidecek çok yolumuz var. Ülkemizde, internet konusunda heyecanlı kesimlerde var; bihaber kesimlerde . Geçikmeli de olsa 3G ülkemizde var , cep telefonları internete erişim aracı olarak yagınlaşmaya başlamıştır. Ama Türkiye gemisinin rotasını Bilgi Toplumuna döndürdüğünü söyleyebilmek mümkün değil. Serbestleşmede epey yol aldık gibi, ama pazar payları epey geri olduğumuzu gösteriyor. Geniş bant internet 20 milyona ulaştı (6.6 DSL, 1.9Bilgisayardan Mobil, 10.2 Cep Telefonu,.5 Kablo, .65 Fiber), ama yeteri kadar yaygın değil ve pahalı  I.T.U’nün 2011 verilerine göre Bilgi ve İletişimin maliyeti sıralamasında 161 ülke arasında ucuzlukta 65.. sıradayız; sabit de 81., GSM’de ise 97. sıradayız. Avrupada 38 ülke içinde 31. yiz. Yine ITU’nun IDI (ICT Gelişme indeksi) de Avrupa içinde 36/37 konumdayız, sadece Arnavutluk bizden kötü. İnternet ve telekomda KOBI’ler   yaşam savaşı veriyor. Bilişim alanında insan gücü açığı ve açığı kapatacak öğretim üyesi açığı had safhada.  Ülkemizde internet konusunda bir dağınıklık ve koordinasyonsuzluk söz konusu.

Uluslarası indekslerde en iyisinde bile ilk 50. ye giremiyoruz. 2 yılda bir yayınlanan Birleşmiş Milletler e-devlet indeksinde 59, 76, 69 dan sonra bu sene 80. sıradayız. Basın özgürlüğünde son 2 yılda 148 ve 154 sıradayız. Dünya Ekonomik Forumu sıralamasında uzun süren gerilemenin ardından 2007 seviyene tekrar yükseldik ve 52. olduk. Aynı rapor, ülkenin interneti ekonomide kullanımda geri kaldığını, bunun ise yurttaşların bilgi teknolojileri yetkinliğinin yetersizliğden kaynaklandığını belirtiyor. İnsani gelişme indeksinde, toplumsal cinsiyet eşitliğinde, demokrasi indeksinde oldukça geriyiz: 90, 121, ve 88.

Bütün e-devlet çalışmalarına rağmen, halkımızın %20′si bir e-devlet hizmetini kullanıyor. İnternet kullananların %45′, e-devlet hizmetleirni kullanıyor. AB içinde belirlenen 22 hizmetin sunulmasında ortalamadan daha iyiyiz. Ama, kullanımda parçalı bulutlu bir konundayız. Gazete okuma, oyun, film muzik indirmede ortalamın üstünde, ama ürün hakkında bilgi alma, iş aram, e-devlet kullanımda en kötüler arasındayız. E-ihale konusunda sınıfta kalmış durumdayız.

İnternet Yasakları ise ülkemize zarar vermeye, suçsuz vatandaşımızı cezalandırmaya devam ediyor. Filtre, Phorm ve yasaklar ile adaletsizlik, başını kuma gömme ve kendimize zarar vermeye devam ediyoruz. Zararlı içerikle mücadele, demokratik bir hukuk devletine yarışır bir şekilde, yurttaş temelli olmalı, devlet eğitim, destek ve uygun yazılımları sağlamalıdır. Hiç bir bilimsel temeli olmayan, kamuoyuna kapalı, hukuki temeli olmayan bürokratik çözümler yerine, yönetişim ve özgürlük öncelikli makul çözümler peşinde koşmalıyız.

nterneti; kalkınmamız, dünya ile bütünleşmemiz, ülkemizde bilim ve teknolojinin gelişmesi, demokrasimizin gelişmesi, ve ülke içinde bütünleşme çabalarının merkezine koymalıyız. İnternet projesi, muasır medeniyet projesidir. En az GAP ve AB projeleri kadar önemlidir. Bir seferberlik ruhuyla konuya yaklaşmalıyız. Uygun bir vizyonla, doğru siyasal sahiplenme, partiler üstü çerçeve, katılımcı, saydam ve esnek yapılarla yeniden örgütlenmeli; kısa, orta ve uzun vadeli Eylem Planları hazırlamalı ve el birliği ile hayata geçirmeliyiz.

Yurttaşın Bilgi Teknolojileri yetkinliğini kazanması hayati önemdedir. MEB, temel bilişim derslerini zorunlu ve kapsamı geniş olarak tekrar koymalıdır. Bu dersler, marka ve ürün temelli olmaktan çıkmalı, kavram temelli olmalı; Ulusal İşletim Sistemi Pardus’a en azından eşit sans tanımalıdır. Bilgi Okur yazarlığı, işin etik, estetik, mahremiyet, güvenlik ve bilişim suçları boyutlarını kapsamalıdır. Lise ve Üniversitelerde, kendi alanı ne olursa olsun, tüm öğrencilere kelime işlemicisi, hesap tablolamanın ötesinde temel bilgisayar bilimi kavramları; programlama, ağ, veritabanı, bilgi sistemi gibi dersler verilmeli, ve öğrencilerin bilişimin neler yapabilecegini ve tehlikelerini kavramaları sağlanmalıdır. Ayrıca, Bilişim sektörünün ülkemiz için öncelikli bir sektör olması gerektiğinden, bilişim uzmanları yetiştirmek ulusal hedeflerimizden biri olmalıdır.

Ülkemiz gündemine Fatih Projesi vardır. Bu çok önemli, maliyetli ve çok riskli bir projedir. Bunun için katılım ve saydamlık şarttır. Bütün tarafların diyalog içinde bu projede hata yapmadan hayata geçirmek için dayanışma içinde olması gereklidir. Projenin yönetimi ve gelişimi, bizleri endişeye düşürmektedir. Bu projenin tüm ülkeyi bir pilot poroje haline getien görüntüsü, dünya ölçüşünde başarısız bir proje olması ihtimalini gündeme getirmektedir. Projenin, bilimsel bir şekilde, üniversite, Sivil Toplum, ve özel sektörle birlikte saydam ve katılımcı bir şekilde yönetilmesini gerekli görüyoruz.

İnternet, insanlığın gelişmesinde önemli bir aşamayı temsil etmektedir. İnternet, dünya ile bütünleşmek, AB’ye girmek isteyen, özgür bireylerin oluşturduğu, çok renkli ve çok sesli bir Türkiye için vazgeçilemez bir araçlar bütünüdür. Gelin, İnterneti kalkınmamızı hızlandırmak, demokrasimizi geliştirmek, ortak aklımızı oluşturmak, bireyler olarak kendimizi geliştirmek, birlikte üretmek için kullanalım.

İnternet Yaşamdır!

Alternatif Bilişim Derneği
Bilgisayar Mühendisleri Odası
Elektrik Mühendisleri Odası
Internet Teknoloji Derneği
Linux Kullanıcıları Derneği
Pardus Kullanıcıları Derneği
PHP Geliştiricileri Derneği
Tıp Bilişim Derneği
Türkiye Bilişim Derneği
Türk Kütüphaneciler Derneği

20. Yılında İnternet Bildirgesi yazısının devamı »

Akademisyenlerin Fatih Çalıştayı Raporu

Kategori:Duyurular

INETD Teknolojileri Dernegi olarak 2010 Kasımından beri Fatih Projesi ile ilgileniyoruz. 2010 da İnternet Konferansını ITU de yapmıştık. Fatih Projesine Konferansta bir oturum ayırmak istedik; MEB ile temasa geçtik ama vakit azlığı nedeniyle, oturumu gerçekleştiremedik. 2010 Aralığında MEB EGİTEK ile temasa geçtik. Açık ortamlarda, Fatih Projesinin tartışılmasını önerdik, memnuniyetle kabul ettiler. Aralık ayında, Antalyada MEB’in Twilings etkinliğinde BÖTE bölüm temsilcileri katılımı ile Fatih projesi öğrenmeye ve tartışmaya başladık. Daha sonra, Ocak 2011′de ODTÜ’de herkese açık bir toplantı yaptık.

2011 Şubatında Akademik Bilişim Konferansı açılış günü büyük salonu Fatih projesine ayrıldı: 3 oturum yaptık. 2011 Aralığında Internet Konferansında yine qçılış günü bir salonu olduğu gibi Fatih Projesine ayırdık. 2012 Şubatında Uşakta, Akademik Bilişim Konferansında bir oturumu Fatih Projesine ayırdık. MEB’in ankara’dan gelmesi gereken temsilciler gelemediği için, yerel olarak projeye destek veren bir Formatör Öğretmen arkadaşımız panele katıldı.

Mart 2012′de Eğitekle birlikte Sabahattin Zaim Lisesinde bir akademisyen ekibi olarak incelemede bulunduk. Daha sonra Başkent Öğretmen evinde proje ekiplerinden projenin detaylarını dinledik. Ve Değerlendirmemizi ve önerilerimizi kapsayan bir rapor yazmaya başladık. Bir Wiki yardımı ile bir taslak rapor oluşturduk. Bakanlığa ve Proje Koordinasyon Kuruluna ilettik. Daha sonra Tubitak Başkanı başkanlığında toplanan Kurula raporu ve bulgularımızı sunduk.
En son olarakda Mayıs 2012′de Kampus Teknolojileri gününde bir panel ile 30 kadar akademisyenin oluşturduğu raporu sunduk ve Fatih projesininin çeşitli boyutlarını tartıştık.

Bütün bu çalışmaların belgelerini:http://fatih.inetd.org.tr adresinde bulabilirsiniz.

INETD olarak 7 Kasım 2011 tarihinde Fatih Projesi Katılımcı Bir Şekilde Hayata Geçirilmelidir başlıklı bir bildirge yayınladık. Bu Bildirgede Ocak 2011 ODTÜ ve Akademik Bilişim toplantılarında ortaya konan görüşlerden de yararlandık.

Çalıştay ve bu etkinliklere katılan ve görüş alışverişinde bulunduğumuz akademisyenler: Boğaziçi, Yıldız, Anadolu, Atılım, Ankara, Yüzüncü Yıl, Ege, Gazi, Hacettepe, Syracuse ve Bilkent Universitesi ile Hisar Okulları mensupları idi.

Akademisyenlerin Fatih Çalıştayı Raporu yazısının devamı »