İnternet Teknolojileri Derneği (INETD) http://inetd.org.tr Mon, 24 Apr 2017 19:18:04 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.7.4 Internet Bildirgesi http://inetd.org.tr/duyurular/internet-bildirgesi/ http://inetd.org.tr/duyurular/internet-bildirgesi/#respond Mon, 24 Apr 2017 19:18:04 +0000 http://inetd.org.tr/?p=414  

20. İnternet Haftası Bilişim STK’ları Bildirisi

İnternet, Kalkınma ve Demokrasi için Yaşamsal önemdedir.

Biz Bilişim STK’ları İnternet kültürünü yaymak, İnternetin Türkiye için önemini anlatmak, ülkemiz İnternet politikalarını tartışmak, yeni projeler başlatmak için İnternet Haftalarını yapıyoruz. Bu yılda, Türkiye İnternetinin 24 yaşı nedeniyle, 10- 23 Nisan tarihlerinde 20. İnternet Haftasını kutluyoruz.

Bizler, İnterneti, insanlığın yeni toplum biçimi olduğunu düşündüğümüz, Bilgi Toplumunu oluşturan araç ve kavramların temsilcisi olarak görüyoruz. Sanayi devrimi insanın kol gücünü çokladı, onun etkin kullanımını mümkün kıldı. İnternetin temsil ettiği devrim ise, insanın beyin gücünü çokluyor, onun ürünlerinin paylaşılmasını, yeniden üretilmesini kolaylaştırıyor. Yaşam gittikçe artan bir şekilde bilgi ve enformasyon üzerine dönüyor. Artı değer yaratmanın ana unsuru, bilgi, ar-ge, inovasyon, yani eğitimli insanların beyinsel ürünleri oluyor. İnternet bireyi özgürleştiriyor, güçlendiriyor. Kitlelere örgütlenme ortamları sunuyor, onları güçlendiriyor. İnternet dünya üzerinde milyarlarca insanın katıldığı bir paylaşım, öğrenme, üretim ve eğlence ortamıdır. Biz, toplum olarak sosyal medya da kavga ederken pek fark etmiyoruz, ama İnternet, sektörleri yeniden yapılandıran, meslekleri değiştiren, kamu yönetimi, demokrasi, hizmet ve ticareti yeniden tanımlayan devrimsel bir gelişmedir. Birbirlerini hiç görmeyen insanlar, insanlığın ortak mülkiyeti için ürünler geliştirmekte; özgür yazılım, açık erişim, açık ders malzemeleri, açık bilim, açık tıp, açık biyoloji gibi projeleri hayata geçirmektedirler. Bu bağlamda İnternet, Sanayi devriminden daha önemli bir gelişmedir. AB’nin bir önceki Sayısal Gündem sorumlusu, toplumu yeniden yapılandırmak açısından, İnternetin elektrik, telgraf ve matbaadan daha önemli olduğunu söylemiştir. Büyük Veri, Nesnelerin İnterneti, 3 Boyutlu Yazıcılar, Yapay Zeka, 5G gibi yeni teknolojiler, 4. Sanayi Devrimi yada Sanayinin İnterneti konuları gündeme taşımaktadır. Bu teknolojilerin birbirini beslemekte ve ekonomiyi etkilemektedir.

Dünyada 3.6 milyara yakın insan İnternet kullanıcısı, 1.86 milyarı Facebook kullanıyor. Ülkemizde 16-74 yaş grubunde kullanım %61, Erkekler %70, Kadınlar %51, Kent ve Kırsal arasında kadın erken a rasında fark var. Bir başka deyişle halkımızım %40 interneti kullanmıyor. TUİK 2013 verilerine göre Kent’te %61 Erkek -%42 Kadın ve Kırsalda bu %33 Erkek ve %14 Kadın internet kullanıyor. Kabaca değerlendirirsek; dünya ortalamasını yakaladık ama Avrupa ortalamasını yakalayamadık.

Ülkeler, İnterneti ekonomiyi geliştirme, kamu hizmetlerini iyileştirme, toplumsal katılımı artırmak, demokrasiyi geliştirmek için kullanmak çabasında. Dünya bireyin gelişmesi, toplumun üretken bir parçası olması için İnternetin önemli olduğuna karar vermiş ve bilgiye ve İnternete erişimi temel bir yurttaşlık hizmeti olarak ilan etmiştir. Bu temel hak, anayasalara ve hükümet programlarına girmeye başlamıştır.

Önemli gelişmelere rağmen, maalesef, ülkemiz bir bütün olarak, İnterneti ekonomik kalkınmanın, bireysel gelişmenin, toplumsal katılımın motoru olarak görememiş, marjinal problemlere odaklanarak, İnterneti olanak değil, baş edilecek bir sorun olarak görmüştür. Siyasi kadrolar, gündelik siyasi hesaplarını bir kenara koymalı ve yurttaşların temel hak ve özgürlüklerine saygı göstermelidir.

Uluslarası indekslere durum, parçalı bulutlu; çoğunlukla bulutlu. Genellikle, 190 ülke arasında 60’ın üstündeyiz. İnsani gelişme 71/188, demokrasi 97/179, basın ve ifade özgürlüğü, (rsf 151/179; FH 156, özgür değil, ve internet: özgür değil 50/65) ve toplumsal cinsiyet indekslerinde çok kötüyüz;, 130/144 (Ekonomi: 129, Eğitim:109, Sağlık:1-38, siyaset: 113), . WWW vakfının sıralamasında 38/86 durumdayız: bu özgürlük, içerik ve yarar alt indekslerinde de aynı civarda. Rekabet indeksinde 55/138, Inovasyon indeksinde 42/128, Network Readiness (GITR) 48/138 (Çevresel: 49, hazırlık:40, kullanım:59, Etki: 58). Dünya Telekom Birliği (ITU) Bilişim Gelişme indeksinde 70/175, Avrupada 40 ülke arasında 38., kullanımda 76, erişimde 81, beceride 39. sıradayız. İnternet.org ve Ekonomist (EIU) araştırmasında 31/75 deyiz; erişim ve fiyatta 33/75, işe yarar içerikte 19/75 , yetkinlik (etkin kullanım) da ise 48/75 üzerindeyiz. Dünya geniş bant indeksinde 70/173 sıradayız.

Türkiye İnterneti gelişiyor. Mobilde ilginç uygulamalar var, en yeni cihazları alıyoruz. Finans sektörümüz İnternet işinde oldukça başarılı. Kamuda Maliye, Sağlık, Adalet sisteminde önemli projeler var. E-devlet hizmetleri sunumunda Avrupa ortalamasının üstündeyiz. Ülkemizde çeşitli ar-ge teşvikleri var, teknokentler çoğalıyor. İnternet ve Bilişimle ilgili bir kaç bakanımız var. Bütün bunlara rağmen:

Türkiye Gemisi Rotasını Bilgi Toplumuna Döndüremedi

Ülkemizde önemli gelişmelerde olsa, bütünsel bir bakış açısıyla koordineli bir çaba eksik. Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı ile e-devlet eylem planımız var, ama pek bir kimsenin haberi yok. Yönetişim yapısı yok. Bilişim STK’ları olarak önerimiz:

Ülkemiz Bilişim ve İnterneti stratejik sektör ilan etmelidir. Bunun için en başta Bakan düzeyinde bir siyasal sahiplenme olmalıdır. Tüm paydaşları kapsayan, katılımcı saydam yapılar kurulmalı, kamuoyunca açık ortamlarda yeterince tartışılan, gözden geçirilen eylem planları yapılmalı ve hayata geçirilmelidir. Yurttaş ve sivil toplum bu gelişmelerin odağında olmalı, gelişmeler saydam ve katılımcı bir şekilde hayata geçmelidir.

Telekom ve Bilişim sektöründe adil rekabet koşulları yok. Devlet ve tarafsız olması gereken kurumlar tekeli koruyorlar. Fiber altyapısında ülke olarak geri kaldık. Ağ tarafsızlığını sağlamak üzere hem ekonomik, hem siyasi önlemlerin alınması, bu önlemlerin bilginin serbest akışını güvence altına alacak politikalarla desteklenmesi gerekmektedir.

3G ve 4G gecikmeli olarak hayata geçmiştir. 4G için fiber altyapısı yeterli değildir. Fiber altyapısı konusunda ülke olarak oldukça geri kalmış durumdayız. Türkiye’de sabit ve mobil genisbant değerleri OECD ortalamasının yarısında. 189 ülkede arasında sabit de 73 sırada, mobil’de 75. sıradayız. 3G ve 4G ihaleleriinde göstermelik yerli araştırma şartı arandı, ama ülkede geliştirilen 4G için baz istasyonları, Ulak projesi, kenara konuldu. Fiber altyapısının gelişmesi önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Ülkemiz İnternetin devrimsel bir gelişme olduğunu algılayamamış marjinal problemlerine odaklanarak, adeta İnternete savaş açmıştır. Ülkemiz, kalkınmanın, ar-ge ve inovasyonun ifade ve basın özgürlüğünün tam olduğu, farklı ve aykırı fikirlerin yeşerebildiği hoşgörü ortamlarında var olduğunu algılayarak, özgürlükçü bir çizgiye gelmelidir. Ülkemiz yasaklama refleksinden kurtulmalıdır. Github, dropbox gibi weblerin yasaklaması sadece ülkemizin tanıtımına, turizmine ve ülkede şirketlere ve bireylere zarar vermektedir. Booking.com, ve trivago gibi weblerin yasaklanması öncelikle kendi istekleri ile üye olan şirketlere zarar verir. Aksine bu tür portalların değişik sektörler için geliştirilmesi için Türk firmaları teşvik edilmelidir.mYasaklanan web sayısı 3yıl önce 30 bin, 2 yıl önce70 bin iken geçen yıl 110 bine çıkmıştır. Bu yıl engelliweb de yasaklı. Bu daha çok Türkiye’ye zarar vermektedir. 5651 ve ona bağlı yasal düzenlemeler iptal edilmeli ve STK’ların katılımıyla yeniden yapılmalıdır.

Yukarıda da belirtildiği gibi ülkemizde Kır-Kent ve kadın-erkek arasında İnternet kullanımında ciddi uçurumlar var ve nüfusun yaklaşık %40’ı ı İnternetin dışında. Sadece TÜİK rakamları değil, uluslararası gelişmişlik indekslerinde de Türkiye maalesef sonlarda yer almaktadır. Türkiye’nin bu indekslerin altlarında yer alması sosyal eşitsizliklere, hatta uçurumlara işaret ediyor. Sayısal uçurum da bunların arasında en önemli başlıklardan birisidir. Sayısal uçurumu ortadan kaldıracak, tüm yurttaşları yeni medya okuryazarı yapacak çabalar, kamu, özel sektör ve STK işbirliği ile yapılmalıdır. Ulaştırma Bakanlığı öncülüğünde başlatılan sayısal uçurumu kapatmaya yönelik Kars’ta başlatılan projeyi sevinçle karşılıyoruz. Evrensel hizmet fonu bu amaçla kullanılmalı, cihaz alımı, eğitim, ve varlığı unutulan KİEM (Kamu İnternet Erişim Merkezleri) kullanılmalı, çaba diğer paydaşları kapsamlıdır. Sayısal uçurumu kapatma çabası yurttaşları bilgi okuryazarı yapmalı; onları yeni medya etiği, mahremiyet ve güvenlik konularında yeterli ve kendilerini geliştirebilen bir konuma gelmelidir.

Bilişim teknolojilerin eğitimi ülkenin kalkınması, dünya ile rekabet edebilmesi içinde önemlidir. Bu kapsamda özgür yazılımların önemine işaret etmek isteriz. Özgür yazılımlar tasarruf, güvenlik, istihdam ve rekabet açılarından önemlidir. Bilişimci yetiştirme ve yazılım geliştirme açılarından özgür yazılımlar çok önemlidir. İnsanlığın ortak mülkiyetinde olan 1.4 milyon olan özgür yazılım, Türkiye’de üretilen yazılımlar kadar “yerli ve milli”dir. Pardus ve Fatih projelerinin özgür yazılım temelinde yaygınlaştırılmasını öneririz.

Temel öğrenim kurumlarındaki “Medya Okuryazarlığı” ve “Bilgisayar” dersleri müfredatının dijital okuryazarlığı geliştirecek şekilde gözden geçirilmesi gereklidir. Bu yönde pilot çalışmayı destekliyoruz. Bütün dünya anaokulundan itibaren herkese programlama/yazılım kavramlarını öğretmeye çalışıyor. Webin kurucusu Tim Berners-Lee politikacılara programlama öğretelim diyor. Programlama düşünme ve planlama yetisini geliştiriyor. Dünya gittikçe daha fazla bir şekilde yazılımın etrafında dönüyor. Ülkemizde, okullarda bu yönde ders konması konusunda çaba harcamaya başladı. Umarız, yakında bu konuda pilot çalışmalar başlar.

Herkese açık, özgür, güvenli, bütünsel İnternet tüm insanlığın yararınadır.

İnternet Yaşamdır!

Saygılarımızla kamuoyuna duyururuz.

23 Nisan 2017

http://internethaftasi.org.tr

Destekleyen STK’lar:

Alternatif Bilişim Derneği 

Alternatif Medya Derneği 

Bilgisayar Mühendisleri Odası 

Bilişim Teknolojileri Eğiticileri Derneği

EHD – Elektronik Ticaret ve Internet Hukuku Derneği 

EMO – Elektrik Mühendisleri Odası 

SOC-TR – Internet Derneği 

INETD – Internet Teknolojileri Derneği 

IYAD – Internet Yayıncıları Derneği 

Ankara Barosu Bilişim Hukuku Komisyonuy

İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu 

Kadın Yazılımcı Oluşumu 

LKD – Linux Kullanıcıları Derneği 

PKD – Pardus Kullanıcıları Derneği 

TBD – Türkiye Bilişim Dernegi 

TELKODER- Serbest Telekomunikasyon İşletmecileri Derneği

TKD – Türk Kütüphaneciler Derneği

]]>
http://inetd.org.tr/duyurular/internet-bildirgesi/feed/ 0
Casus Yazılım Kullanmak Anayasal Suçtur http://inetd.org.tr/duyurular/casus-yazilim-kullanmak-anayasal-suctur/ http://inetd.org.tr/duyurular/casus-yazilim-kullanmak-anayasal-suctur/#respond Wed, 29 Jul 2015 23:48:54 +0000 http://inetd.org.tr/?p=364 5 Temmuz 2015 tarihinde İtalya yazılım şirketi Hacking Team’in kirli dosyaları 400 gigabytelık veri ortalığa saçıldı. Belgeler, şirketin çeşitli devletlere kullanıcı bilgisayarlara erişen casus yazılım sattığını belgeliyordu.

Belgelere göre Hacking Team’in aktif müşterileri arasında 21/06/2011 tarihinden bu yana şirketin RCS (Remote Control System – Uzaktan Kontrol Sistemi) yazılımını kullanan Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) de vardı ve şirkete 440 bin Euro ödeme yapılmıştı. RCS, hedeflenen kullanıcıların bilgisayarlarına ya da telefon/tablet gibi akıllı cihazlarına uzaktan yerleştirilerek bu cihazların uzaktan kontrol edilebilmesine, cihazların içindeki dosyaların kopyalanabilmesine, cihazlara sahibinin bilgisi dışında dosyalar yüklenebilmesine olanak sağlayan bir casus yazılımdır. RCS, hedef kullanıcıya gönderilen bir e-postanın ekinde yer alan dosyanın içine gizlenerek gönderilebilmekte ve e-postayı alan kişi ekteki dosyayı açtığında bilgisi olmadan sistemine kurulabilmektedir.

Bir hukuk devletinde, tüm devlet kurumları yürürlükte olan kanunlar çerçevesinde hareket etmek zorundadır.Halbuki, EGM’nin casus yazılım kullanımı Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına aykırıdır. Yasalarımız, iletişimin izlemesini ancak mahkeme kararıyla izin vermektedir ve izleme süphelinin iş yeri ile sınırlıdır. Bilgisayar kullanıcılarının casus yazılımlarla takibi bu sınırın aşılmasıdır. Bu yolla, sahte delil yerleştirilebilmekte, kişiler tüm iletişimi izleyebilmektedir. Türk Telekomun iletişlimi izleme amacıyla ihale çıktığı bilinmekte, bilişim STK’ları olarak kamuoyunun dikkati daha önce çekilmişti. Bu şekilde casus yazılım kullanmak, Anayasa Suçudur. Bu uygulamaya son verilmeli ve kimlerin casus yazılımla izlendiği açıklanmalı, ilgililer için soruşturma açılmalıdır. Kişisel veriler yasa tasarısı, özgürlükçü bakış açısıyla ve sivil toplumun katkılarıyla, yurttaşı devlete karşı koruyan bir bakış açısıyla yasalaşmalıdır.

Yurttaşlar Kendilerini Korumalıdır!

Güvenli internet, kullanıcıların internet erişiminin çeşitli filtrelerle engellenmesi demek değildir. Güvenli internet için kullanıcıların öncelikle bilgisayarlarına izinsiz giren ve iletişimlerini izleyen kişi ya da kuruluşlara karşı korunması gerekmektedir. Gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, ve vatandaşlar geniş bir bilgilendirme kampanyası ile haberdar edilmelidir.

Son yıllarda ortaya çıkan belgeler, hükümetlerin ve şirketlerin çeşitli amaçlar doğrultusunda internet kullanıcılarını sürekli bir şekilde gözetlediğini göstermektedir. Birçok kullanıcının “saklayacak bir şeyim yok” diyerek bu gözetime tepkisiz kalmasına karşın gözetim, başta siyasal olmak üzere özgürlükleri tehdit etmektedir. Wikileaks’ten, Snowden’dan ve en son Hacking Team’den sızan belgelerden gözetimin başlıca hedefinin siyasi muhalifler olduğu anlaşılmaktadır. Aktif olarak siyasetin içinde olunmasa bile, gözetimin olağanlaştırılması ve içselleştirilmesi, kullanıcıların kendilerini özgürce ifade etmesini zorlaştıracak ve engellenen sitelerin yerini otosansür alacaktır. İnternetin daha demokratik bir toplumun temeli olacağını tahayyül ederken, internet tam tersine dönüşmektedir. Gözetimden uzak güvenli erişim tüm internet kullanıcılarının hakkıdır.

Kişisel veriler hakkındaki ulusal ya da uluslararası kanunların yetersiz kaldığı veya uygulanmadığı durumlara karşı tüm internet kullanıcılarının bu haklarını ısrarla savunması gerekmektedir.

Hangi işletim sistemi, hangi yazılım kullanılırsa kullanılsın kötü niyetli yazılımlara karşı %100 güvenlik yoktur. Ancak https://prism-break.org/tr/ adresinde önerilen Özgür Yazılımlar’la en azından bilgisayarların, tabletlerin ve akıllı telefonların ele geçirilmesi ve izlenmesi zorlaştırabilir.

Tüm internet kullanıcılarını önce internette gözetime karşı duyarlı olmaya, sonra da özgür olmayan işletim sistemleri ve yazılımlar yerine GNU/Linux ve özgür yazılımlarla bilgisayarlarını güçlendirmeye davet ediyoruz.

Özgür Yazılım, özgürleştirir!

Alternatif Bilişim Derneği
Ankara Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu
Elektrik Mühendisleri Odası
Demokrat Bilgisayar Mühendisleri
İnternet Teknolojileri Derneği
İnternet Yayıncıları Derneği
Korsan Parti Türkiye Hareketi
Linux Kullanıcıları Derneği
Pardus Kullanıcıları Derneği
SansüreSansür
Tüm İnternet Derneği

 

28 temmuz  2015

 

]]>
http://inetd.org.tr/duyurular/casus-yazilim-kullanmak-anayasal-suctur/feed/ 0
İnternet Derneği Kuruldu http://inetd.org.tr/duyurular/internet-dernegi-kuruldu/ http://inetd.org.tr/duyurular/internet-dernegi-kuruldu/#respond Fri, 12 Jun 2015 20:20:11 +0000 http://inetd.org.tr/?p=353 isoc-tr

Dünya üzerine 50 bin kullanıcı olan İnternet Society (isoc.org- internetsociety.org) ABD merkezli uluslarası bir siivl toplum kuruluşudur. İnternet Standartlarının belirlenmesinde öncülük görevi yapan, internet yönetini ve yönetişinde önemli rolu olan bir dernektir. Bir yandan bu derneğin bir chapter’i, öte yandan onunla dirsek teması olan İnternet Derneği de 2014 Aralık ayında Kuruldu.

İnternetSociety dünya ölçüsünde İnternetin gelişmesi, etkin kullanımı, özellike özgür, açık, tarafsız olması, tüm insanların yararlanmasını ana hedef olarak almıştır. Türkiye’deki İnternet Derneği (isoc-tr) de dijital yurttaş hakları için çok paydaşlı, demokratik ve yenilikçi bir STK olmayı hedeflemektedir.e Tüm bilişim, bilgi ve iletişim STK’ları ve ilgili örgütlerle birlikte çalışmak, dünyada ve ülkemizdeki internetin düzgün gelişmesi ve herkesin internetden yararlanması ve toplumsal yarar sağlamasını hedef almaktadır.

isoc-tr tüm internet gönüllülerini İnternet Derneğine katılmaya ve aktif katkı vemeye davet etmektedir.

http://isoc.org.tr/

]]>
http://inetd.org.tr/duyurular/internet-dernegi-kuruldu/feed/ 0
Internet Temel Insan Hakkıdır http://inetd.org.tr/duyurular/internet-temel-insan-hakkidir/ http://inetd.org.tr/duyurular/internet-temel-insan-hakkidir/#respond Sat, 11 Apr 2015 01:29:31 +0000 http://inetd.org.tr/?p=348 ihafta1518. İnternet Haftası Bilişim STK’ları Bildirgesi 6 Nisan 2015

İnsanlık, başını İnternetin çektiği devrimsel bir gelişmenin sancılarını yaşıyor. Sanayi devrimi boyutlarında bir değişimi yaşıyoruz. Başını bilim, teknoloji , ar-ge ve inovasyonun çektiği değişim, insanlığı adına Bilgi Toplumu, Bilgi Çağı dediğimiz yeni bir toplum biçimine taşıyor. Yaşamın tüm boyutları sürekli bir değişim içinde. Sektörler, meslekler değişiyor; bazıları yok oluyor, yenileri çıkıyor; ekonomi yeniden yapılanıyor. Bireysel gelişim olanakları artıyor, birey üretici ve tüketici olarak ortaya çıkıyor. İnternet, dünya ile rekabet etmek için olmazsa olmaz bir araç haline geliyor. Bireyi özgürleştiren, ona toplumsal katılım ortamları sunan yeni iletişim teknolojileri ile hepimizi eşit dünya vatandaşı oluyoruz. Biz sivil toplum kuruluşları, internet kültürünü yaymak, internetin Türkiye için önemini anlatmak, ülkemiz internet politikalarını tartışmak, yeni projeler başlatmak icin İnternet Haftalarını yapıyoruz. Bu yılda, Türkiye İnternetinin 22 yaşı nedeniyle, 6 – 19 Nisan tarihlerinde 18. Internet Haftasını kutluyoruz.

Dünyada İnterneti kullanan 3 milyar civarında insan var. 1 milyar civarında web var, ve internet alan adı sistemine kayıtlı bilgisayar sayısı 1 milyarı aştı. Facebookta 1.4 milyar kullanıcı, günlük 750 milyon mobil bağlantı var; twitter, instgram ve benzeri ağlar, insanların haberleşmeleri, ilgi, merak, bilgi ve deneyimlerini paylaşmasına ortam sağlamaktadır. Ülkeler, interneti ekonomiyi geliştirme, kamu hizmetlerini geliştirme, toplumsal katılımı artırmak, demokrasiyi geliştirmek için kullanmak çabasında. Dünya bireyin gelişmesi, toplumun üretken bir parçası olması için internetin önemli olduğuna karar vermiş ve bilgiye ve internete erişimi temel bir yurttaşlık hizmeti olarak ilan etmiştir. Bu temel hak, anayasalara ve hükümet programlarına girmeye başlamıştır. Bunun sonucunda sayısal bölünmeyi önleyici tedbirler alınmaya başlanmıştır.

Ülkemize gelince parçalı bulutlu bir gelişme görüyoruz; bu sıralar bulutlar daha fazla gözüküyor. Önemli gelişmelere rağmen, maalesef, ülkemiz bir bütün olarak, interneti ekonomik kalkınmanın, bireysel gelişmenin, toplumsal katılımın motoru olarak görememiş, marjinal problemlere odaklanarak, interneti olanak değil, başedilecek bir sorun olarak görmüştür. Ülkemiz, internet kullanımında dünya ortalamasını yakaladı, ama rekabet etmek istediğimiz ülkelerin gerisinde kaldık. Avrupada hemen her konuda sonlardayız. Keza OECD ülkeleri arasında sonlardayız. 2023 de İlk 10 ekonomi arasında olma çabasına uyumlu bir görüntü veremiyoruz. Bu nedenlerle, Internet Haftasını buruk bir şekilde kutluyoruz. Çünkü Ülkemiz Interneti hala bir tehdit olarak görmekte, yurttaşların katılımını teşvik etmek yerine, engellemeyi, sansürü, yasakları, gözetim ve olağanüstü denetimi tercih ediyorlar. 2015 yılında, 22 yılın ardından, Internet Haftasında hala sansürden konuşmak utanç verici! Siyasi kadrolar, gündelik siyasi hesaplarını bir kenera koymalı ve yurttaşların temel hak ve özgürlüklerine saygı göstermelidir.

Ifade etmekten yorulduğumuz fakat sorumluluklarımız gereği yinelemekten yılmayacağımız bazı önemli problemlerin altını çizmek istiyoruz.

Sansür ve İfade Özgürlüğü

Ülkemiz İnternetin devrimsel bir gelişme olduğunu algılayamamış, “Don Kişot, Devekuşu ve Harakiri” ile özetlenebilecek bir tavırla adeta İnternete savaş açmıştır. Bu yaklaşımla, üyesi olmak istediğimiz batı demokrasilerinden çok, Rusya, Çin, İran gibi ülkelerin görüntüsünü vermekteyiz. Ülkemiz, kalkınmanın, ar-ge ve inovasyonun ifade ve basın özgürlüğünün tam olduğu, farklı ve aykırı fikirlerin yeşebildiği hoş görü ortamlarında olduğunu algıyamamaktadır.

Sansür ve otosansür temel hak ve özgürlüklerimizi daraltmakta, ülkemizde çok uzun yıllar kendini ifade etme fırsatı bulamamış yurttaşların / toplulukların internetle yakaladıkları fırsatı ellerinden almaktadır. Bu topluma zarar vermektedir. Medyanın siyasi kutuplaşmaya paralel şekilde iki uca ayrıldığı bir ortamda, yurttaşlarımızın fikirlerini etkin bir şekilde ifade edebilecekleri bağımsız yegane mecra Internettir. 5651 numaralı yasa ve etrafında şekillenen yasal mevzuat bu mecrayı yok etmektedir. Geçen yıl Nisan ayında tespit edilebilen engelli site sayısı engelliweb.com’un verilerine göre, yaklaşık 30 bin iken, bir yılın ardından 70 binin üzerine çıkmıştır. AİHM’in 5651 numaralı yasa için verdiği karar çok açıktır. Bu yasa ve bağlı yasal düzenlemeler iptal edilmeli ve STK ların katılımıyla yeniden yapılmalıdır.

Internet ortamında yapılan eleştiri veya olumsuz davranışlar büyük bir hoşgörüsüzlükle karşılanmakta ve hemen her türlü itiraz dava, soruşturma konusu haline getirilmektedir. Son yapılan yasal değişiklikler de bu durumu desteklemektedir. Mevcut durum, kişilik haklarının korunmasının ötesine geçmiş ve bir baskı ortamına dönüşmüştür. Yurttaşlar ve daha da önemlisi siyasetçiler, Internet’in yatay düzlemini kabullenmeli, söylemlerini bu yeni düzleme göre değiştirmeli, onu geleneksel mecralara dönüştürme hevesinden vazgeçmelidir. Bu çaba hem faydasız hem de zarar vericidir. İnternetin devrimsel bir gelişme olduğu kabul edilmeli, onun dünya ile birlikte sağlıklı evrilmesine izin vermelidir. Kendi başımıza dünya internetine yön verme çabasından vazgçilmelidir. Önce ülkemizde tüm paydaşları kapsayan ortak aklı oluşturmaya yönelik yapılar kurulmalıdır. Dünya içinde çok aktörlü yapılar içinde çözüm aranmalıdır. “Biz yaptık oldu” ve “yasaklamak” reflekslriden kurtulunmalıdır.

Sayısal Uçurum

2014 TÜİK Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırmasına göre Türkiye genelinde hanelerin 46.5’i hiç internet veya bilgisayar kullanmamıştır. Yani geçen 22 yılın ardından Internet, Türkiye’nin yarısı tarafından hiç kullanılmamaktadır. Bu uçurum kent ve kır, kadın ve erkek arasında daha da belirginleşmektedir. Hiç kullanmayanlar arasında kenttekilerin oranı %41 iken, kırda %70.5’e ulaşmaktadır. Yine kadın ve erkek arasındaki fark kırda %59’a – %80 iken kentte %31’e %50dir. Resmi rakamlar uçurumun derinliğini çok net bir biçimde tasvir etmektedir. Sadece TÜİK rakamları değil, uluslararası gelişmişlik indekslerinde de Türkiye maalesef sonlarda yer almaktadır. 17. büyük ekonomi olma iddasında olan Türkiye’nin bu indekslerin altlarında yer alması sosyal eşitsizliklere, hatta uçurumlara işaret ediyor. Sayısal uçurum da bunların arasında en önemli başlıklardan birisidir.

Bu konudaki önerimiz, bilgisayar ve İnternet kullanımında kadın-erkek ve kent-kır arasında süregelen sayısal uçurumu gidermek, ancak ilköğretim düzeyinden başlayarak müfredata sağlıklı bilişim teknolojileri kullanımı konusunda pedagojik ve analitik temelli içerik sağlayarak mümkün olabilir. Bilişim eğitiminin bu teknolojilerin olanak ve limitlerini de öğreten temel bilişim kavramlarının lise mezunu her yurttaşa verilmesi gereklidir. Bu içerik oluşturulurken, alanda çalışan akademisyen, uzman ve sivil inisiyatiflerin görüşü ve desteği alınmalı, sürekli güncellenen bir ortak akıl havuzu yapılandırılmalıdır.

Bilişim teknolojilerin eğitimi ülkenin kalkınması, dünya ile rekabet edebilmesi içinde önemlidir. Bu kapsamda özgür yazılımların önemine işaret etmek isteriz. Özgür yazılımlar tasarruf, güvenlik, istihdam ve rekabet açılarıdan önemlidir.

Dijital Gözetim

Assange ve Snowden’ın ardından kitlesel ve hedefli gözetim hakkında tahmin ettiğimiz veya kuşkulandıklarımızdan artık kesin şekilde eminiz. Devletler ve şirketler bizlerden yasal veya yasadışı topladıkları datalarımızı temel hak ve hurriyetlerimize aykırı şekilde kullanıyorlar. Şirketler bunun karşılığında çeşitli hizmetler verirken, devletlerin gerekçesi ise maalesef güvenlik oluyor. Gündelik yaşamın birçok alanı güvenlileştirme söylemini meşru kılımak ve risk yönetimi amacıyla dijital olarak gözetliyorlar. MOBESE kameralar, TC. kimlik kartı ile yapılan işlemler, parmak izi ve iris tarama ile girip çıkılan iş yerleri, biyometrik bilgileri içeren kartların yaygınlaşması vd.’ni düşünecek olursak, Türkiye’de yurttaş artık oldukça kapsamlı ve entegre bir elektronik veri tabanının içinde sayısal bir varlık haline getirilmiş haldedir. Ticari kayıtlayıcılar da yurttaşın haberi, bilgisi veya izni olmaksızın, ya da iznini hiç talep etmeksizin dijital verileri birbiri ile eşleştirmekte, tüketici profillemesi yapmak amacıyla bu verileri kullanmaktadır.

Internet iletişimimiz maalesef isthibarat ve kar hırsı ile hareket eden eknomik ve siyasi güç sahibi aktörlerin denetimi altındadır. Yurttaşı koruyacak yasal düzenlemeler eksiktir. Mecliste taslak halde bekleyen kişisel verilerin korunması yasası son derece yetersiz, hatta hukuksuzluklara hukuki kılıf olacak nitelikte düzenlemeler içermektedir. Bu yasa bu haliyle meclisten geçmemelidir. Yeni bir taslak STKların görüşleri doğrultusunda hazırlanmalıdır.

Yeni Medya Okuryazarlığı

Yeni medya kullanım pratiklerinin gündelik yaşamın doğal ve rutin bir parçası haline gelmesi sonucunda, artık yeni medya okuryazarlığı yurttaşın temel bir gereksinimi haline gelmiştir.

Yurttaşlar, ancak ve ancak, kamusal, sivil ve siyasal alanlarda bireysel ve kolektif olarak fikirlerini daha iyi bir şekilde açıklayabilme, pazar yönelimli ekonomide kendinin salt tüketici olarak konumlandırılmasını önleyecek şekilde enformasyonu kullanabilme ve nitelikli enformasyon kaynaklarına ulaşabilme, yeni medya ortamlarında etik ihlallerde bulunmama ve etik ilkelere uygun davranabilme bilgi ve beresini Yeni Medya Okuryazarlığı ile kazanabilir. Yeni Medya Okuryazarlığı sayesinde, İnternet’teki risklerin farkındadır, olanakları da bilinçli ve etkin şekilde kullanır.

Türkiye’de yeni medya okuryazarlığın her düzeyde geliştirilmesi için ilgili kamu kurumlarının ve STK’ların işbirliği yapması gereklidir. Yeni medya okuryazarlığı, genç kuşakların başta sosyal medya hesaplarını bilinçli ve risklerin farkında kullanmalarını sağlayacaktır. Özellikle nefret söylemi vb. saldırgan ve ayrımcı içeriklerle mücadele ancak yeni medya okuryazarlığı ile mümkündür.

Türkiye’de İnternet’in 22. yılında kamuoyunun ve yönetici erkin dikkatini aşağıdaki önerilerimize çekiyoruz:

Ülkemiz Bilişim ve İnterneti stratejik sektör ilan etmelidir. Bunun için en başta Bakan düzeyinde bir siyasal sahiplenme olmalıdır. Bunu, tüm paydaşları kapsayan, katılımcı saydam yapılar kurmalı, kamuoyunca açık ortamlarda yeterince tartışılan, gözden geçirilen eylem planları yapılmalı ve hayata geçirilmelidir. Yurttaş ve sivil toplum bu gelişmelerin odağında olmalı, gelişmler saydam ve katılımcı bir şekilde hyata geçmelidir.

Yeni medya alanında üretilecek siyasal ve toplumsal politikalar öncelikle ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkını temel alarak tüm paydaşların katılımıyla farklı hedef kitlelere yönelik olarak geliştirilmelidir.

Türkiye’de sayısal uçurumu çözmeye yönelik eğitim politikası geliştirilmeli; eğitim seferberliği başlatılmalıdır.

Türkiye’de var olan İnternet’in güvenli kullanımına yönelik çeşitli çalışmaların ilgili tüm kurum ve kuruluşları, STK’ları ve özel sektörü içerecek şekilde geliştirilmesi, işbirliği ve koordinasyonun sağlanması gerekmektedir. Bu çalışmalarda özellikle çocukların ve gençlerin görüşlerine başvurulması gereklidir. Çocukların ve gençlerin kullanım pratikleri onların bakış açısı ile, etiketlenmeden ve önyargısız bir şekilde disiplinlerarası bir yaklaşımla kavranmaya çalışılmalıdır.

Çocukların, gençlerin ve ebeveynlerin yeni medyayı doğru, etkin ve verimli kullanımı konusunda farkındalıklarının, bilgi ve beceri düzeylerinin artırılması gereklidir.

Türkiye’de her düzeyde (yaş, cinsiyet, kuşak, bölge) yeni medya okuryazarlığın geliştirilmesi gerekmektedir.

Medyanın yeni medyanın kullanımından kaynaklanan olanakları ve riskleri dengeli bir şekilde kamuoyuna sunması, toplumda doğru kanaat oluşumunu desteklemesi gereklidir. Medya ahlaki panik yaratmanın bir aracısı/zemini olmamalıdır.

Yeni medya ortamlarının kullanım bilgi ve beceri eksikliğiyle iyi niyet yoksunluğundan kaynaklı olası zararları üzerine yoğunlaşılarak, olanakları ve yararları göz ardı edilmemelidir.

Temel öğrenim kurumlarındaki “Medya Okuryazarlığı” ve “Bilgisayar” dersleri müfredatının dijital okuryazarlığı geliştirecek şekilde gözden geçirilmesi gereklidir.

5651 sayılı kanunun ve ilgili diğer mevzuatın yurttaşın ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı temelinde yeniden ele alınması/düzenlenmesi gerekmektedir.

Yurttaşın kişisel verilerinin korunması anayasal bir haktır ve bağımsız ve özerk bir yapı tarafından bu korumanın sağlanması gereklidir.

Kullanıcı merkezli, kullanıcının haklarını odağa kalan tekno-sosyal politikaların geliştirilmesini talep ediyoruz. Bunun için de Kullanıcı Hakları Bildirgemize tekrar dikkat çekmek istiyoruz: http://www.bildirge.org/

Saygılarımızla kamuoyuna duyururuz.

6 Nisan 2015

]]>
http://inetd.org.tr/duyurular/internet-temel-insan-hakkidir/feed/ 0
Türk Telekom Anayasal Suç İşliyor http://inetd.org.tr/duyurular/turk-telekom-anaysal-suc-isliyor/ http://inetd.org.tr/duyurular/turk-telekom-anaysal-suc-isliyor/#respond Tue, 08 Jul 2014 08:41:56 +0000 http://inetd.org.tr/?p=338 Türk Telekom’un MA-0051-03-2014 numaralı sözleşme ile ihale yaptığı ve gözetim donanımları satın aldığı çeşitli basın kuruluşlarında yer aldı. Sözleşmede belirtilen hedefler, yurttaşların anayasal hakları, temel hak ve özgürlükleri, hukukun evrensel ilkelerini çiğniyor.

Sözleşmede satın alınacak donanımın amacı “şebeke üzerinden taşınan trafiğin paket bazında detaylı olarak analiz edilmesi, yatırım plan ve önceliklerinin belirlenmesi, taşınan trafiğin uygulama bazında analiz edilmesi, şebeke kaynaklarının optimum olarak kullanılması, şebeke performansının arttırılması, art niyetli uygulama ve kullanıcıların tespit edilerek önlem alınmasının sağlanması. 5651 Sayılı ‘İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun’ değişiklikleri ile birlikte mevcut kanun gereği olan yükümlülükleri kati suretle yerine getirmektir.” şeklinde ifade edilmekte. Bu amaçla

  • — Sistem aynı İnternet sitesine ait HTTP ve HTTPS protokollerinin ayrımını yapabilecek, ayrım bazlı politika (shaping, drop, marking ve redirection) uygulayabilecektir.
  • — Sistem; WAP, HTTP, MMS, E-Mail, DHCP, FTP, HTTP Browsing, HTTP Streaming, MMS (Microsoft streaming), NNTP, POP3, RTSP, Streaming, SIP, Vonage, MGCP, Messenger (MSN,Yahoo v.s), SMTP, H323, Ultrasurf, Hotspot, TOR, Opera Mini gibi servis tiplerini destekleyecek, analizi, sınıflandırması ve kontrolünü yapacaktır.
  • — Sistem; WhatsApp, Lime, Telegram, CoverMe, Google+, Tango, ICQ, Instant Messaging, Jabber, Open MMS, Skype, Messenger (MSN, Yahoo v.b) gibi mesaj uygulamalarını destekleyecek, analizi, sınıflandırması ve kontrolünü yapacaktır.
  • — Sistem, VPN Tünel Prokollerini (Spotflux, Hotspot VPN, Mobile VPN, Safe Tun VPN, vpn Bitz, ibVPN, SecureLine, Onavo, HMA, VirtualBrowser, BIG VPN, VPN Direct, VPN Express, VPNOneClick, Freedome, TunnelBear, Hotspot Shield, Ultrasurf, TOR, Freegate, Gtunnel, GappProxy, Your Freedom, Hykproxy, Tunnelier, Gpass vb.) analiz edebilecek ve yönetebilecek kabiliyette olacaktır.
  • — Sistem, müşteri DNS sorgusundaki hedef DNS IP adresini farklı bir IP adresi ile değiştirebilecektir (DNS Overwrite özelliği)
  • — Sistem erişim engelleme kararı verilen yayınlarla ilgili olarak alternatif erişim yollarını engelleyici tedbirleri alacaktır.
  • — Sistem erişim engelleme kararı verilen yayınlarla ilgili olarak URL bazlı HTTPS trafiğini engelleyecektir.
  • — Sistemin tüm Multimedia, mesaj sistemleri, P2P, tüm servis ve uygulamaları analiz, izleme yetenekleri de var. Bunların arasında e-posta, ftp, DHCP, Skype, Whatup, Gtalk, MSN, VPN, Tor, Hotspot Shild gibi uygulamalar var.

Yukarıda adı geçen servisler; iletişim, haber alma, bilgiye erişme, örgütlenme gibi temel özgürlüklerimizi kullandığımız araçlardır. Sistem tüm bu servisleri izleyebilecek, dilediği gibi manipüle edebilecek ve engelleyebilecek yeteneğe sahip olacaktır. Böyle bir sistemin temel hak ve özgürlüklerimiz üzerinde bir tehdit olarak durması kabul edilemez.

Haberleşme gizliliği esastır, haberleşmeyi izlemek ancak yeterli nedenlerle mahkeme kararıyla mümkün olabilir. Tüm bu servislerin de esas olarak bir bir telefon konuşmasından farkı yoktur. Son yapılan düzenlemelerle telefon dinlemeleri zorlaştırılmıştır. Aynı korumanın İnternet üzerinden haberleşme için geçerli olması gerekir. Normal posta hizmetlerinde, mektubun iceriğine bakmak nasıl suçsa, e-postanın içeriğine bakılması, pek çok e-posta Web üzerinden gittiği için HTTP ve HTTPS’nin izlenmesi de suçtur. Bu kapsamdaki izleme çabası da anayasal suç, bunu teşvik eden BTK ve uygulayan TT’nin anasayal suç işlemesi anlamına gelmektedir.

Gözetime ek olarak sözleşmede adı geçen DNS Overwrite özelliği ise iletişime sahtekarlık yoluyla müdahaledir. Bu, bir kullanıcının kendi iradesi ve bilgisi dışında, erişmek istediğinin dışında başka bir yere yönlendirilmesidir. Bu da küresel İnternet standartlarının ihlalidir.

İnternet, Türkiye’de hak ettiği değeri bulamıyor. Kanun yapıcılar, düzenleyici aktörler ekonomi, kamu yönetimi, bireysel gelişim, demokrasinin gelişmesi, toplumun bütünleşmesi, toplumsal denetim, saydamlık, katılımcılık gibi faydalarını görmezlikten geliyor. Günlük siyasi çekişmeler için, muhalefeti bastırmak için, sansür için İnternet korkunç bir denetim ve gözetim ağı haline getiriliyor.

AB’ye üye olmak, 10. büyük ekonomi olmak, dünya ile bütünleşmek, turizmde lider ülke olmak, dünya finans merkezi olmak, yabancı yatırımlar çekmek gibi ifadelerle; İnternet’i denetlemek, kontrol altında tutmak, korkunç bir gözetim mekanizması kurmak, “bizim istemedigimiz kuş uçmasın” felsefesiyle problemleri çözmeye uğraşmak, son derece çelişkilidir. Yöneticilerin ve toplum önderlerinin bu durumu görememesi içler acısıdır.

Biz aşağıda imzaları olan Bilişim/Bilgi/iletişim alanında faaliyet gösteren demokratik kitle örgütleri olarak, BTK ve TT’yi açıklama yapmaya ve bu suçtan vazgeçmeye davet ediyoruz.
Bu konularda suç duyurusunda bulunmaktan, AİHM’ye gitmeye kadar her türlü mücadele yöntemini uygulayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Alternatif Bilişim Derneği
Ankara Barosu Bilişim Kurulu
Demokrat Bilgisayar Mühendisleri
Elektrik Mühendisleri Odası
İnternet Teknolojileri Derneği
İnternet Yayıncıları Derneği
Korsan Parti Türkiye Hareketi
Linux Kullanıcıları Derneği
Pardus Kullanıcıları Derneği
Türk Kütüphaneciler Derneği

]]>
http://inetd.org.tr/duyurular/turk-telekom-anaysal-suc-isliyor/feed/ 0
İnternetle Savaşmaktan Vazgeçip, İnterneti Ülkemiz için Bilinçli Kullanalım http://inetd.org.tr/duyurular/internetle-savasmaktan-vazgecip-interneti-ulkemiz-icin-bilincli-kullanalim/ http://inetd.org.tr/duyurular/internetle-savasmaktan-vazgecip-interneti-ulkemiz-icin-bilincli-kullanalim/#respond Sat, 12 Apr 2014 19:05:49 +0000 http://inetd.org.tr/?p=329 internet-haftasi-2014-Logo

internet-haftasi-2014

İnternet Sanayi Devrimi ölçülerinde önemli bir gelişmedir. İnternet ve özellikle sosyal ağlar, bireysel gelişme, bilgiye erişim, ifade özgürlüğü, ar-ge, inovasyon, iş dünyası, eğitim, sağlık, eğlence, kamu yönetimi ve siyaset için dünya üzerinde 2.7 milyar insanın kullandığı, ülkemizde 35 milyon civarında yurttaşımızın kullandığı küresel bir ağdır. Anayasa Mahkememiz, AIHM kararlarına paralel bir şekilde Twitter yasağını kaldırdı. Hükümetimizi, temel insan hakkı olan ifade özgürlüğüne ve yurttaşların internete erişim hakkına Anayasamız, AIHM ve evrensel hukuk ilkeleri ışığında sahip çıkmaya, hukuka aykırı uygulamaları engellemeye davet etmeye, İnternetin ülkemize yapacağa katkıya odaklanmaya ve zararlı içerik için makul davranmaya çağırıyoruz.

İnternette mağduriyeti önlemenin yolu bilgi ve bilinçtir…

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği ihlal kararının ardından, Twitter Türkiye’den erişime açıldı. AYM’nin ihlal kararı malumun ilanıdır. Sadece Twitter değil, 5651 ile verilmiş erişim engelleri kararları temel hak ve hürriyetlere aykırıdır. AYM’nin kararının yanısıra 5651’e dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Ahmet Yıldırım kararı mevcuttur. Bu kararla yasanın kendisi ifade özgürlüğüne aykırı bulunmuştur.

Ülkemiz bir Hukuk Devletidir, ve Kuvvetler Ayrılığı demokrasimizin temelidir. Hükümet yetkileri ve BTK’nin mahkeme kararlarını, çeşitli yorumlarla, uygulamaktan kaçınmaları ve yetki gaspıyla mahkeme gibi davranmaları bir hukuk devletinde kabul edilemez. Bu bizi İnternetimiz ve demokrasimiz adına endişeye sürüklemektedir. AYM kararına uyulması , uzun süredir hasret olduğumuz oldukça sevindirici bir gelişmedir. Yetkililerin bütün yargı karalarına uymalarını bekliyoruz.

Vergi Bütün dünyanın Çözmeye Çalıştığı Bir Sorundur

İnternet yeni sektör ve meslekleri ortaya çıkartan, bazılarını yıkan, hiç birimizin öngöremediği yeniliklere yol açan, yaşamı köklü olarak değiştiren bir teknolojiler bütünüdür. Hızlı ve köklü değişimlerde çözümü zor olan bir çok sorun ortaya çıkartmaktadır. Bu sorunları tüm dünya ile birlikte, dikkatli, minimal, orantılı ve özgürlüklerin özüne dokunmayan, gelişmenin önünü kesmeyecek şekilde tüm paydaşlarla birlikte yapılmalıdır.

İnternetde Vergi problemi de bütün dünyanın yeniden düzenlemeye çalıştığı bir konudur. Sadece Türkiye bu konuda müzdarip değildir. Ama, mevcut uygulama dünya pratiğine uygundur. İrlanda düşük vergi ve teşviklerle Uluslarası Bilişim Firmalarını kendinde toplamıştır. Amerikan Firmaları, karayipler üzeriden offshore hesaplar yoluyla ABD hükümetine de az vergi vermektedir. Mevcut Uluslarası Sistemde bunlar meşrudur. Bunun çözümü zaman alacaktır.
Kaldıkı bizim mevzuatımızda vergi borcu nedeniyle Youtube, Twitter gibi şirketlere erişim yasağı getirmek mümkün değildir.

İçerik Çıkarma ve Evrensel Değerler

İnternet küresel bir ağdır. Bu küresel ağ üzerinde düzenleme (regülasyon) bazı evrensel değerler ve kabuller çerçevesinde yapılır. Genel bir konsensüs sağlanamayan telif haklarını dışta tutarsak, Türkiye’nin model aldığı demokratik ülkelerde olağanüstü durum olarak kabul edilen ve mahkeme kararı bile aranmayan haller dışında içerik çıkarma, erişim engelleme veya hizmetin çeşitli yollarla kapatılması gibi uygulamalar bulunmamaktadır. Bu olağanüstü durumlar ise çocuk pornosu ve açık şekilde seçilebilen ırkçı, ayrımcı nefret söylemidir. Terör bile değildir. Çünkü bu iki konu dışındaki konuların hemen hepsi çok tartışmalıdır ve kolayca ifade özgürlüğü sınırlarına girmektedir.

Türkiye’nin yapmış olduğu, içerik çıkarma ve kişisel bilgi talepleri ise bu konuların tümüyle dışındadır. Atatürk’e hakaret, montaj olduğu gerekçesiyle reddedilen hükümet yetkililerinin rüşvet, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma konulu ses kayıtları, yurttaşlara ait istenmeyen fotoğraflar, marka değerinin zedelenmesi, müstehcenlik gibi içeriklerdir. Ülkemizde çok büyük bir problem olduğu halde nefret söyleminin, bu talepler arasında neredeyse hiç yeralmayışı altı çizilmeye değerdir. Bu tablo idarenin ve hükümetin hassasiyetlerinin odak noktasını göstermektedir. Görüldüğü gibi Türkiye’nin, Twitter ve Google gibi şirketlerden talepleri evrensel ölçülerin çok üzerindedir. Bu sebeple Twitter veya Google gibi firmaların içerik çıkarma konusunda Türkiye’ye çifte standart uyguladığı iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. “Twitter, Türkiye’yi dikkate almıyor, mahkeme kararlarını uygulamıyor, başka ülkelerde uyduğu kurallara Türkiye’de uymuyor” şeklindeki argümanlar gerçekçi değildir, doğru da değildir.

Aksine, küresel ağın bu kendine has düzeninden çifte standart bekleyen Türkiyedir. Bütün dünyanın bizim kutsallarımız, bizim etik, estetik anlayışımız, bizim müstehcenlik algımıza uygun olmasını ve buna uygun davranmasını beklemekteyiz. Türk mahkemelerin yetki alanı bütün dünya değildir. Ancak, Evrensel Normlar ve ülkeler arası anlaşmalarla bu yetki anlam kazanır. Bu son derece faydasız bir beklentidir. İnternet bütün dünyada insanları, kültürleri, iletişim ve etkileşim biçimlerini yakınsamaktadır. Kaynaştırmaktadır.

Kaldıkı gerek Twitter, gerek Youtube, kendi ifade özgürlüğü normlarına ve ABD yasalarına uymasada, mahkemelerin sakıncalı bulduğu içeriyi Türkiye IP’lerinden bağlananlara göstermiyor. Yeni 5651 düzenlemesinde getirilen URL temelli erişim engellemesi de tam bunu hedefliyor. Peki mağduriyetler ne olacak

İnternetin uluslarası, gayri merkezi, dağıtık ve sürekli gelişmekte olduğunu, hukukun hiç bir yerde oturmadığını, sorunlarla bütün dünyanın uğraştığını hatırlatmak isteriz. Uluslararası platformlarda, gelişmiş dünya ile birlikte ifade özgürlüğü, bilgiye erişim, bireysel gelişme, iş yapma özgürlüğü gibi bireyi temel alan insan haklarına saygılı bir yaklaşımla yer almalıyız. Devekuşu gibi başımızı kuma gömmekte yada pire için yorgan yakma yaklaşımlarında vaz geçmeliyiz. Sonuçta, kendi yurttaşımızı cezalandırıp, ülke olarak kendimize zarar veriyoruz.

Evrensel hukuk normlarına uyan hak ihlallerine mahkeme kararı olmadan da usule uygun başvurular zaten çözülüyor. Bunun ötesine geçen talepler diyalog içinde bir ölçüye kadar çözülebilir.

Bu konuda yapılması gereken apaçık ortadadır. Birbirine paralel temel iki mücadele hattı izlenmelidir. Birincisi yeni mağduriyetlerin ortaya çıkmaması için Yeni Medya Okuryazarlığı seferberliğidir. İkincisi ise mevcut mağduriyetlerin yarattığı problemlerin hafifletilmesi ve okuryazarlık bağlamında toplumsal dersler çıkarılması için bilinçlendirme kampanyaları yapılmasıdır. Empati sahibi, sorunlara hoşgörü ve diyalogla yaklaşan, farklı kültürlere saygılı, insan haklarına duyarlı bireyler olmalıyız.

Birincisinin tablet dağıtarak olmayacağı çok açıktır. Heleki internete bağlanamayan, her türlü giriş çıkış aygıtı kapatılmış tabletlerle hiç olmayacaktır. Biryandan kadın-erkek, doğu-batı, kent-kır arasındaki sayısal uçurumun kapatılması, diğer yandan da internet kullanımının derinlik kazanması için çaba harcanmalıdır. Eğitim müfredatları iyileştirilmelidir. Yerel yönetimlerle ve STK’larla bu konuda güçlü projeler yapılmalıdır. Evrensel hizmet fonu bundan daha iyi bir amaç için değerlendirilemez. Projenin yönetimi bütün paydaşları kapsayan, katılımcı, saydam yönetişim yapıları ile yapılmalıdır.

İkincisi için de “intihara sürüklenen genç kızlarımızı” retorik olmaktan öteye geçirecek adımlar atmaktır. Mağdurlar ve zor durumda bulunan insanlar bulunmalı, kendilerine ve ailelerine psikolojik, sosyal, maddi ve hukuki tüm yardımlar yapılmalı, kimliklerine ve kişilik haklarına saygı göstererek yaşananlar toplumsal birer ders olarak kaydedilmelidir. Özel yaşamı ve kişilik haklarını ihlal etmenin nasıl sonuçlara yol açabileceği, bu tür durumları yaratmamak veya hiç meydana gelmemesi için önlemler almanın yolları topluma anlatılmalıdır. Görüldüğü gibi bunun da sonu nihayetinde okuryazarlık ve yurttaşı güçlendirmektir.

Ayrıca yaşanan olayların büyük bölümünde mağduriyetlere sebep verenler ortada olmasına rağmen yeterli hukuki süreçler işletilmemektedir.

Özetle Türkiye, İnternet ile kavga etmeyi bir kenara bırakmalı, erişim engelleme, url filtreleme gibi çağdışı, sansürcü, negatif düzenlemeleri kenara koymalıdır. Pozitif politikalara yönelmeli ve yurttaşı İnternet ve yeni medya ile barıştıracak ve onu teknoloji karşısında güçlendirecek makro ve mikro adımları ivedilikle atmalıdır.

Son dönemde gerçekleşen 5651 değişikliği, yasal dayanağı olmayan site kapatmalar, url temelli engellemeler, dns engellemeleri ve dns sisteminin bozulması, çeşitli teknolojilere hukuksuz şekilde yapılan engelleme çabaları Türkiye’yi dünya İnternetinden uzaklaştırmaktadır. Türkiye’nin İnternet atmosferini zehirlemekte ve sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi açıdan elverişsiz hale getirmektedir.

Hükümeti, meclis üyelerini, BTK ve ilgili tüm kurumları, ve kamuoyunu İnternetimizin geleceğinin gündelik, kısır siyasi çekişmelere kurban olmaması için bu uyarıları dikkate almaya davet ediyoruz. İnternetin ülkemizin gelişmesi, dünya ile bütünleşmesi, demokrasımizin gelişmesi, daha saydam, katılımcı ve dayanışmalı bir toplum olma potansiyeli hayata geçmesi için, tüm paydaşların katılımı ile ulusal strateji ve eylem planları yapılmalı ve hayata geçirilmelidir. Bu konularda katılımcı bir örgütlenme, araştırma enstitüleri ve geri besleme yapıları kurulmalıdır. İnternet ve Bilişim Teknolojilerinin ülkenin gelişme stratejinin önemli bir parçası olmalıdır. Ulus olarak İnternetden toplumsal yarar sağlamak için özgürlük boyutuna özen göstermeliyiz. İnternetin marjinal sorunlarından çok ana sorunlarına ve katkılarına odaklanmalıyız. İçerik sorunlarının çözümüne ifade özgürlüğünü esas alarak çözmeliyiz. Devlet yurttaşı eğitmeli, onu yetkin kılmalı, ona gerekli yazılımları sağlamalı ama neyin iyi neyin kötü olduğu kararını yurttaşa bırakmalıdır.

Yurttaşlarımızı da diğer tüm temel hak ve hürriyetlerimizle sıkı sıkıya bağlı İnternet hakkımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz.

İnternet Yaşamdır !

Alternatif Bilişim Derneği
Alternatif Medya Derneği
Ankara Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu
Bilgisayar Mühendisleri Odası
Demokrat Bilgisayar Mühendisleri
EMO – Elektrik Mühendisleri Odası
INETD – İnternet Teknolojileri Derneği
IYAD – İnternet Yayıncıları Derneği
Kadın Yazılımcı Oluşumu
Korsan Parti
LKD – Linux Kullancılar Derneği
PKD – Pardus Kullancıları Derneği
TURKMIA – Tıp Bilişim Derneği
TID – Tüm İnternet Derneği
TBD – Türkiye Bilişim Derneği
TKD – Türk Kütüphaneciler Derneği

12 nisan 2014

]]>
http://inetd.org.tr/duyurular/internetle-savasmaktan-vazgecip-interneti-ulkemiz-icin-bilincli-kullanalim/feed/ 0
Sansür Yasasını Durdurun ! http://inetd.org.tr/duyurular/sansur-yasasini-durdurun/ http://inetd.org.tr/duyurular/sansur-yasasini-durdurun/#respond Wed, 29 Jan 2014 15:49:23 +0000 http://inetd.org.tr/?p=324 Değerli Milletvekilleri,

Mevcut haliyle konuyla ilgili uzmanların, demokratik kitle örgütlerinin yoğun eleştirilerini almış, aleyhinde AİHM kararı olan 5651 nolu yasa TBMM’de görüşülen Torba Yasa kapsamında değiştiriliyor.

Yeni değişiklikler, Internet sansürünü daha da derinleştirecek ve İnternetin denetimini kurumsallaştıracaktır. Yasa değişikliği kapsamında yargı kararı olmadan yürütmenin talimatıyla erişimin engellenmesi sansürü kolaylaştıracaktır. Bu uygulama, “kuvvetler ayrılığı” ilkesinin çiğnenerek, Internet üzerinde denetim ve kontrolün yürütme tarafından yapılması anlamına gelmektedir.

Yasa değişiklikliğinin zamanlaması da sorunludur. Tasarının, geleneksel medya araçlarının üzerindeki siyasal baskıyı açıkça gördüğümüz, öte yandan yurttaşlarımızın İnternet’i alternatif bir iletişim aracı olarak kullanıldığı Gezi direnişi ve 17 Aralık yolsuzluk operasyonlarından sonra gündeme getirilmesi manidardır.

Internet’te erişim engelleme veya içerik çıkarma konusunda evrensel çerçeve nefret suçları ve çocuk istismarıdır. Bu suçların haricinde Internet’e müdahale etmek, kontrol altına almaya çalışmak çözüm değil, daha büyük problemler getirmektedir. Değişikliğin öngördüğü şuç türleri çok geniştir ve bununla mücadele için seçilen URL temelli filtreleme toptan gözetim getirmektedir.

Çözüm İnternet kullanımı için başta aileler olmak üzere tüm yurttaşların bilincinin arttırılmasıdır. Devletin esas görevi yurttaşları güçlendirmektir.

Bu yasa tasarısının Genel Kurul gündeminden ve torba yasa kapsamından çıkartılmasını istiyoruz. Hak ve özgürlüklerin korunduğu, ilgili tüm tarafların katkısıyla pozitif bir düzenlemenin yeniden yapılması için tüm vekilleri harekete geçmeye davet ediyoruz.

Alternatif Bilişim Derneği
Bilgisayar Mühendisleri Odası
Internet Teknolojileri Derneği
Korsan Parti Türkiye Hareketi
Linux Kullanıcıları Derneği
Pardus Kullanıcıları Derneği
Tüm Internet Derneği

]]>
http://inetd.org.tr/duyurular/sansur-yasasini-durdurun/feed/ 0
İnternet için Cumhurbaşkanına Çağrı http://inetd.org.tr/duyurular/internet-icin-cumhurbaskanina-cagri/ http://inetd.org.tr/duyurular/internet-icin-cumhurbaskanina-cagri/#respond Wed, 29 Jan 2014 10:47:01 +0000 http://inetd.org.tr/?p=319 Sayın Cumhurbaşkanım,

Biz aşağıda isimleri bulunan Bilişim/Bilgi/İletişim Sivil Toplum Kuruluşları olarak 5651 sayılı yasa üzerinden yapılmak istenilen İnternet Düzenlemelerinin ülkemizin ekonomik gelişmesi, fikir ve kültür hayatı, siyasal yaşamı ve demokrasimiz için pek çok sakınca içerdiğini düşünüyor; endişelerimizi ve önerilerimizi iletmek için sizinle görüşmek istiyoruz.

İnternet bugün ülkelerin, toplumların, kurumların ve bireysel hayatın doğal bir parçası haline gelmiş, vazgeçilemez bir unsur olmuştur. Modern yaşam İnternetin etrafında yeniden şekillenmeye başlamış, iş şüreçleri ve örgütsel yapılar, iş yapma biçimleri, sosyal hayat internete göre yeniden biçimlenmeye başlamıştır.

İnternet bilgiye erişim ve ifade özgürlüğün en temel aracı haline gelmiştir. Bu Birleşmiş Milletler kararı ile pekiştirilmiştir. Bu nedenle internetin sansürden uzak olması ve özgürlüğü çok önemlidir.

Demokratik ülkelerde İnternete erişimi temel insan hakkı olarak öne çıkmakta ve güvence altına alınması için de Anayasalara girmeye ve geniş bant erişimi evrensel hizmet kapsamında değerlendirilmeye başlamıştır. Bu bakımdan her yurttaşa, ucuz, güvenilir ve güvenli internet erişimi sağlanması önemlidir. Yine aynı şekilde, her yurttaşın, interneti tüm boyutlarıyla hiç bir kısıtlamaya uğramadan kullanabilmesi çok önemlidir.

İnternet bireylerin hayal edemediği yaratıcılıklarını ortaya çıkartmakta, milyonları buluşturmakta, paylaşım ve bilgi ekonomisini tetiklemektedir. Genel olarak İnternet ekosistemi tüm ekonomiye ivme kazandırmaktadır.

Söz konusu tasarı, yönetişim ilkeleri gözardı edilerek, biz STK’ların görüşleri alınmadan, adeta yangından mal kaçırırcasına gündeme geldi ve komisyondan geçti. Bu tasarının Temel Hukuk ilkelerine, Anayasamıza, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, bireysel haklara aykırı olduğunu; ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı, kişisel mahremiyete aykırı, ülkemizin gelişmesine ve henüz yeşerme aşamasında olan İnternet sektörünün gelişmesine ciddi zarar vereceğini düşünüyoruz.

5651 sayılı yasayla ilgili bu değişiklik tasarısının dünya ile bütünleşmek, Avrupa Birliğinin parçası olmak isteyen ülkemizin bu amaçlarına ters bir uygulama olacağı, ülkemizin dünya üzerindeki algısına ciddi zarar vereceği endişesini taşıyoruz.

Bu görüşlerin ışığında İnternet, Bilgi, İletişim ve Bilişime gönül vermiş biz STK’ların endişelerini ve görüşlerimizi zatıalinize sunma isteğimizi bilgi ve müsadenize saygılarımızla arz ederiz.

İnternet Teknolojileri Derneği
TID-Tüm Internet Derneği
Alternatif Bilişim Derneği
LKD-Linux Kullanıcıları Derneği
PKD -Pardus Kullanıcıları Derneği
IYAD-İnternet Yayıncıları Derneği
EDER-E-Ticaret Altyapı Sağlayıcıları Derneği
TiEV -Tüm İnternet Eveleri Derneği
İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu
Ankara Barosu Bilişim Hukuku Kurulu
Korsan Parti Türkiye Hareketi
Türk Kütüphaneciler Derneği

]]>
http://inetd.org.tr/duyurular/internet-icin-cumhurbaskanina-cagri/feed/ 0
Sosyal Medya Baş Üstünde Tutulmalıdır http://inetd.org.tr/duyurular/sosyal-medya-bas-ustunde-tutulmalidir/ http://inetd.org.tr/duyurular/sosyal-medya-bas-ustunde-tutulmalidir/#respond Sat, 29 Jun 2013 08:54:13 +0000 http://inetd.org.tr/?p=303 Hello world!

]]>
http://inetd.org.tr/duyurular/sosyal-medya-bas-ustunde-tutulmalidir/feed/ 0
2013 İnternet Raporu http://inetd.org.tr/duyurular/2013-internet-raporu/ http://inetd.org.tr/duyurular/2013-internet-raporu/#respond Tue, 09 Apr 2013 16:43:39 +0000 http://inetd.org.tr/?p=293 ihafta13Bu çalışmalarda özellikle çocukların ve gençlerin görüşlerine başvurulması gereklidir. Çocukların ve gençlerin kullanım pratikleri onların bakış açısı ile, etiketlenmeden ve önyargısız bir şekilde disiplinlerarası bir yaklaşımla kavranmaya çalışılmalıdır.

– Çocukların, gençlerin ve ebeveynlerin yeni medyayı doğru, etkin ve verimli kullanımı konusunda farkındalıklarının, bilgi ve beceri düzeylerinin artırılması gereklidir.

– Türkiye’de her düzeyde (yaş, cinsiyet, kuşak, bölge yeni medya okuryazarlığın geliştirilmesi gerekmektedir.

– Medyanın yeni medyanın kullanımından kaynaklanan olanakları ve riskleri dengeli bir şekilde kamuoyuna sunması, toplumda doğru kanaat oluşumunu desteklemesi gereklidir. Medya ahlaki panik yaratmanın bir aracısı/zemini olmamalıdır.

– Yeni medya ortamlarının kullanım bilgi ve beceri eksikliğiyle iyi niyet yoksunluğundan kaynaklı olası zararları üzerine yoğunlaşılarak, olanakları ve yararları göz ardı edilmemelidir.

– Temel öğrenim kurumlarındaki “Medya Okuryazarlığı” ve “Bilgisayar” dersleri müfredatının dijital okuryazarlığı geliştirecek şekilde gözden geçirilmesi gereklidir.

– 5651 sayılı kanunun ve ilgili diğer mevzuatın yurttaşın ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı temelinde yeniden ele alınması/düzenlenmesi gerekmektedir.

– Yurttaşın kişisel verilerinin korunması anayasal bir haktır ve bağımsız ve özerk bir yapı tarafından bu korumanın sağlanması gereklidir.

– Kullanıcı merkezli, kullanıcının haklarını odağa kalan tekno-sosyal politikaların geliştirilmesini talep ediyoruz. Bunun için de Kullanıcı Hakları Bildirgemize tekrar dikkat çekmek istiyoruz: http://www.bildirge.org/

Raporun tamamına pdf olarak buradan erişebilirsiniz.

]]>
http://inetd.org.tr/duyurular/2013-internet-raporu/feed/ 0